Eşler ..

 

Aile birliği öyle sağlam temeller üzerine kurulmalı ki, eşler kapıdan girerken

''Hiç bir şey, ama hiçbir şey ölüm bile olsa, bizi birbirimizden ayıramaz, bizler Allah'ın izniyle, Peygamberin yardımıyla bu mübarek kapıdan içeri giriyoruz. Her şeyimizle birbirimize aidiz. Sevgiyle kenetlenen ellerimiz hiçbir zaman hiçbir şekilde bir birinden ayrılmayacak. Biz bu yuvayı sevmek ve sevilmek için kurduk. Hayat boyu birbirimize yardımcı olacağız. Hayatın getirdiği acıları da, sevinçleri de beraber paylaşacağız. Asıl gıdamız sevgi olacak. Her zaman "seviyoruz, seviliyoruz, güzelliğimiz bu yüzden."

diyeceğiz. Ve "Sevmek devam eden en güzel huyum" şarkısını hep beraber söyleyeceğiz."demeli.

Sabahleyin eşler birbirinden ayrılırken yürekleri titremeli.

 Akşama kadar ayrı geçecek zaman onlara bir asır kadar uzun gelmeli.


Hep, o akşam eve gelmenin sıcak heyecanı içinde ürpermeli, bekleyiş heyecanı içinde olmalı. Akşam kapıdan girerken önce besmele diyip, Allah'a şükredip, sonra el ele tutuşup, "hiçbir şey ama hiçbir şey bizi birbirimizden ayıramaz." diyebilmeli.

Ben Konya'nın Ermenek ilçesindenim. Ermenek'de bir söz vardır.


"Erkek akşam evine girince, öyle coşkun, öyle heyecanlı, öyle aşk dolu olmalı ki, duvardaki duran saat bile çalışmaya başlamalı."

Bazılarınız diyecek ki, bu çağda böyle romantizm, böyle şiiriyet olur mu. Herkes ekmek parası peşinde koşuyor, Sabri Bey'in aklı nelerle meşgul.

İşte öyle kardeşim. O akşamki rızkımız bir dilim kuru ekmek, bir bardak su bile olsa, onu aşkla, heyecanla yiyebiliyorsak, her lokması için Allah'ımıza sonsuz şükürler edebiliyorsak, işte o hayat, saraylardaki yaşamalardan çok daha güzel, çok daha anlamlıdır. İnsanın asıl ihtiyacı sevgidir, saygıdır, ilgidir.

 Yıllar önceydi. Hukuk Fakültesinde genç bir öğrenciydim. O gün medeni hukuk profesörümüz boşanmayı anlatıyordu. Şimdi dedi, Medeni Kanunu açın. Gösterdiği yeri bulduk. Orada boşanmanın asıl sebebi olarak "şiddetli geçimsizlik" gösteriliyordu.

Hemen elimdeki kalemle bir ok işareti yaptım. Medeni Kanunun kenarına, "hayır şiddetli geçimsizlik değil, şiddetli sevgisizlik" yazdım.

Bu gün halâ kütüphanemde o kitabı saklarım. İnsanlar kuru ekmek yedikleri için boşanmazlar, yamalı elbise giydikleri için boşanmazlar. İnsanlar, karşı taraftan sevgi, saygı, ilgi, şefkat görmedikleri için boşanıyorlar.

Olaya lütfen ön yargılarla değil gerçekçi açılardan bakalım.

İnsanoğlu sevgi, saygı görmezse yaşamak neye yarar.

Şair Gülten Akın ne güzel söylüyor:

"Gökyüzünde bir top bulut avare,

Ben ağaca deli, buluta deli,

Bir büyük oyun kardaş yaşamak dediğin,

Beni ya sevmeli ya öldürmeli..."

Bu son mısra, bir tabiat kanunu kadar doğrudur, gerçektir. Koca Yunus da anlatır, anlatır sonunu ne güzel bağlar; "Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz"

Bu konuda söyleyeceğim son söz şu olacak:

"İki gönül bir olunca, samanlık seyran olur."


Sabri TANDOĞAN

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !